Bir gecede hayatım değişti…
Valmir Ohmberd
Efsane Mavi Adam
Ömrüm boyunca çok şeye şaşırdım ama böylesine ilk defa rastladım…
Prof. Dr. Rulyin Massal
Lossbano Tıp Ödüllü Bilim Adamı
Bu kadar para kazanacağımı asla düşünmemiştim…
Khalyus Rhontana
Loorbuz Holding Yönetim Kurulu Başkanı
Yakında hepinizle görüşeceğiz!
sonzan Hurbek
Tam Bir Deli
31 Ekim 2011 Pazartesi
25 Ekim 2011 Salı
Kashna.com Yenileniyor..
Erdal Demirkıranın yayın evi olan Kashna yayın evine ailt olan internet sitesi yenileniyor. Yeni sitede birçok özellik yer alacak sitede ayrıca kitaokarı hakkında en güncel bilgiler yer alacaktır. Ayrıca 1 Kasımda yeni kitabı çıkacak olan Erdal demirkıranın Sitesi yine 1 kasımda yeni kitabı ile birlikte hizmete sunulacağı açıklandı..
23 Ekim 2011 Pazar
Azrailin Secde Ettiği Adam - Erdal Demirkıran
O adam sensin!
İlk anda kulağa hoş bir merakla düşen bu kitabın ismi ile, aslında insanlık tarihinin ibtidası olan önemli bir hadiseye değini amaçlanmış. Yazar, meleklerin Hz. Adem'e secde etmesi olayı ile, Azrail'in de bir melek olduğuna ve biz insanların da Ademinoğlu olmamıza temas etmiş ve kapaktaki "ADAM" sözcüğünün ters gölgesinde "ADEM" yazarak bu fikrini ispat ve izhar etmiş.
Yalnız şu var ki, kitabın tanıtımlarında;
"Kur'anı roman diliyle anlatması bakımından tarihe geçecek ilk kitap olması" iddiasına rağmen, kitabın ismi ile içeriğinin, yine kitabın içeriği ile Kur'an'ın arasında bir kopukluk var gibi. Zira; konunun Kur'an olduğu düşüncesi akla Hz. Adem'i değil, Hz. Muhammed'i getirir. Bu da tabiatıyla, fikren en münasip olandır. Ayrıca yazımda değineceğim gibi, kitap geneli itibarıyla yalın olarak Kur'an'ı değil, yazarın Kur'an'dan anladıklarını konu alıyor. Zira, kanaatimce Kuran'ı anlatıyor ifadesi, ilk olarak kitabın ya meal, yahut tefsir konulu olduğunu zannettirir.
Şahsını ilgiyle takip etmediğim halde neredeyse bütün kitaplarını okumuş olduğum yazarın fikirlerine yabancı değilim. Kendisini "Dünyanın En Akıllı İnsanı" ilan eden yazar, bunu yeterli görmemiş ve noter'e de tasdik ettirmişti. Kendi kuruluşu olan "Kashna Dahi Fabrikası"nda dahi yetiştiren yazarın, bu güne kadar okuduğum kitaplarının ana fikri: gelecek, özgüven, hedef, barış, liderlik, cesaret gibi kişisel gelişim tekniklerine dayalı iddialardı. Fakat bu son kitabı (aynı zamanda 9. kitabı) olan Azrail'in Secde Ettiği Adam'ın bir de anısı var.
Kitapta geçen ifadeye göre : yazar Erdal bey birgün Kur'an'a bir kez bile dokunmadan "çok kitap okudum" diyerek övünmenin utanç verici bir şey olduğunu farkediyor, odaya kapanıp Kur'an okumaya başlıyor ve bununla yetinmeyip, "Kur'an haktanmış, kendim anladım" diyerek yorumlarını kitaplaştırıyor. Sanırım kişisel gelişimde empoze edilen özgüvenin dik âlası bu.(!)
Zira; "Cuma'ya ayıp olmasın diye gidiyordum, tek olsam sanırım oruç da tutmazdım" diyerek kitabına başlayan bir yazarın, müfessir tabirinin içini ne kadar dolduracağını düşünmemek işten bile değil!
Aklıma, Hasan el-Benna'nın "Gençliğe 20 Tavsiye"sinde değindiği "Arapça öğrenin, çünkü Kur'an en güzel şekilde Arapça ile anlaşılır" öğüdü geliyor ve Es- Sâbunî'nin "et-Tibyan fi Ulumi'l-Kur'an adlı eserinde de geçen müfessirde aranan 7 şart harici, en azından temel klasik bilgilerle donanımı gereksinimi bir hayli düşündürüyor.
Kitap; hastane odasında bir gencin son anları ile başlıyor. 23 yaşındaki Golgota ölümün gölgesinde nefeslerini sayarken, annesi ulvi bir şefkatle klasik duayı tekrarlıyor: "yavrumu alma, beni al" Ve canını almaya gelen Azrail'i karşısında ayân beyân gören Golgota ölüme direniyor. Ölmek istemiyor. O anda, -nasıl oluyorsa- annenin duası kabul oluyor ve Azrail annenin canını almak için ona yöneliyor. Bu esnada ölümden dönen Golgota'nın Azrail'i görme sinyali açık kalıyor(!) ve annesiyle Azrail'in boğuşmasını görüyor. Boğazından Azrail'i çekmek niyetiyle, annesinin boğazına sarılıyor, daha doğrusu saldırıyor. Bir yandan kan revan boğuşurken, öte yandan ısrarla tek bir cümle haykırıyor: "Azrail'i gördüm!" Bu cümle üzerine sevki akıl hastanesine oluyor. Arada geçen 3 aylık zamanın ardından can almak için akıl hastanesine uğrayan Azrail, Golgota'yla konuşmak için izin alıyor ve Azrail'in rehberliğinde Golgota'yla Kur'an dersi serüveni başlıyor!
Erdal bey'in daha önceki kitaplarında da arka fonda temas edilen "herkes gibi düşünmeme, hep en farklısını iddia etme" olgusu bu kitapta da bariz.. Kitap, eski usûle, gelenekçiliğe, 1400 küsür yıllık otoriteye karşı hayli farklı fikir ve iddialarla ve çocukluk yıllarında İslam adına yazarda kötü bir izlenim bırakmış olan din hocasına çatarak ilerliyor.
Arka planda ziyadesiyle bir rasyonalizm hakim. Yazar Kur'an'dan anladıklarını yazarken, aklına uymayanlar üzerinde direkt yoksaycı bir yaklaşımda bulunmuş. Salt mantıkla ve matematiksel yaklaşan yazar hiç bir mesned vermeye ihtiyaç duymadan silip atabiliyor. Mesela "big bang olayının, ruhun ve kabir azabının" olmadığı yorumu gibi..
Yine, Japonyadaki bir santralin radyasyon sızıntısından dolayı patlama ihtimalini durdurmak için, kanser olma pahasına orada çalışan 300 budist japonun sadece müslüman olmadıklarından dolayı şehit olamamasının saçma olduğunu savunuyor. Bunu, hırsızlık için girdiği evde doğalgaz patlasa ölen müslüman şehit oluyorsa, insanlık adına ölen budistte şehit olmalı mantığıyla öne sürüyor. Kitap sürerken bir ara Hristiyan ve Yahudileri cennete koyan yazar (syf 193) birkaç sayfa sonra, "Kim İslam'dan başka din ararsa onunki kabul edilmeyecektir" ayetiyle (syf 200) koymaktan vazgeçiyor.
Abdestsiz Kur'an'a tutulmayacağını da kabul etmeyen yazar bunu, "kronoloji hatasıdır bu, çünkü abdestin tarifi Kur'an'ın içinde yazıyor" diye akıl yürütürken, Kur'an'dan başka kaynak kabul etmemesinin ve dahi temel dini bilgilerin eğitiminde bir yerlerin açık kalmasının etkisinde görülüyor. Zira, Sri Lanka'lı Katar üniversitesi dekan yardımcısı Prof. Dr. Dîn Muhammed Mîra'nın dediği gibi: "Avrupa rasyonalizmi aklın boyun eğmediği her şeyi reddetmeyi gerektirir. Bu ise akıllıca bir şey değildir. Yani, aklın sınırları olduğunu akılla nasıl bilebilirsiniz?"
Demem o ki: bağnaz biri değilim. Eski alimlerden de isabet edememişler olabilir, yeni bakış açılarına da açığım. Yalnız; "Açıktır ki, Sünnet'in yol göstericiliğine başvurmaksızın Kur'an'ı, muradullaha uygun tarzda anlamak mümkün değildir. Kaderi inkar eden, büyük günah işleyen müminlerin cehennemde ebedi olarak azap göreceğini ileri süren, kabir azabını, şefaati, sıratı inkar eden anlayışlara sahip kimse ve kesimlerden sahih bir dini tutum beklemek elbette mümkün değildir" diyen Dr. Ebubekir Sifil gibi düşünüyorum. Geneli Ehli Sünnet inancında olan okuyucu kitlesine mesnedsiz ve delilsiz iddiaları hoş bulmadım. Fakat ihkak-ı hakk olsun diye değindiğim hususlar haric, kitap akıcıydı. Edebiyatının ve 11 ay sandalye başında uğraşıların hakkını vermek ve ciddi bir emeğin ürünü olduğunu da belirtmeden geçmemek lazım.
İyi okumalar!
Azrail'in Secde Ettiği Adam
Erdal Demirkıran
Kashna Kitap
410 sayfa
İlk anda kulağa hoş bir merakla düşen bu kitabın ismi ile, aslında insanlık tarihinin ibtidası olan önemli bir hadiseye değini amaçlanmış. Yazar, meleklerin Hz. Adem'e secde etmesi olayı ile, Azrail'in de bir melek olduğuna ve biz insanların da Ademinoğlu olmamıza temas etmiş ve kapaktaki "ADAM" sözcüğünün ters gölgesinde "ADEM" yazarak bu fikrini ispat ve izhar etmiş.
Yalnız şu var ki, kitabın tanıtımlarında;
"Kur'anı roman diliyle anlatması bakımından tarihe geçecek ilk kitap olması" iddiasına rağmen, kitabın ismi ile içeriğinin, yine kitabın içeriği ile Kur'an'ın arasında bir kopukluk var gibi. Zira; konunun Kur'an olduğu düşüncesi akla Hz. Adem'i değil, Hz. Muhammed'i getirir. Bu da tabiatıyla, fikren en münasip olandır. Ayrıca yazımda değineceğim gibi, kitap geneli itibarıyla yalın olarak Kur'an'ı değil, yazarın Kur'an'dan anladıklarını konu alıyor. Zira, kanaatimce Kuran'ı anlatıyor ifadesi, ilk olarak kitabın ya meal, yahut tefsir konulu olduğunu zannettirir.
Şahsını ilgiyle takip etmediğim halde neredeyse bütün kitaplarını okumuş olduğum yazarın fikirlerine yabancı değilim. Kendisini "Dünyanın En Akıllı İnsanı" ilan eden yazar, bunu yeterli görmemiş ve noter'e de tasdik ettirmişti. Kendi kuruluşu olan "Kashna Dahi Fabrikası"nda dahi yetiştiren yazarın, bu güne kadar okuduğum kitaplarının ana fikri: gelecek, özgüven, hedef, barış, liderlik, cesaret gibi kişisel gelişim tekniklerine dayalı iddialardı. Fakat bu son kitabı (aynı zamanda 9. kitabı) olan Azrail'in Secde Ettiği Adam'ın bir de anısı var.
Kitapta geçen ifadeye göre : yazar Erdal bey birgün Kur'an'a bir kez bile dokunmadan "çok kitap okudum" diyerek övünmenin utanç verici bir şey olduğunu farkediyor, odaya kapanıp Kur'an okumaya başlıyor ve bununla yetinmeyip, "Kur'an haktanmış, kendim anladım" diyerek yorumlarını kitaplaştırıyor. Sanırım kişisel gelişimde empoze edilen özgüvenin dik âlası bu.(!)
Zira; "Cuma'ya ayıp olmasın diye gidiyordum, tek olsam sanırım oruç da tutmazdım" diyerek kitabına başlayan bir yazarın, müfessir tabirinin içini ne kadar dolduracağını düşünmemek işten bile değil!
Aklıma, Hasan el-Benna'nın "Gençliğe 20 Tavsiye"sinde değindiği "Arapça öğrenin, çünkü Kur'an en güzel şekilde Arapça ile anlaşılır" öğüdü geliyor ve Es- Sâbunî'nin "et-Tibyan fi Ulumi'l-Kur'an adlı eserinde de geçen müfessirde aranan 7 şart harici, en azından temel klasik bilgilerle donanımı gereksinimi bir hayli düşündürüyor.
Kitap; hastane odasında bir gencin son anları ile başlıyor. 23 yaşındaki Golgota ölümün gölgesinde nefeslerini sayarken, annesi ulvi bir şefkatle klasik duayı tekrarlıyor: "yavrumu alma, beni al" Ve canını almaya gelen Azrail'i karşısında ayân beyân gören Golgota ölüme direniyor. Ölmek istemiyor. O anda, -nasıl oluyorsa- annenin duası kabul oluyor ve Azrail annenin canını almak için ona yöneliyor. Bu esnada ölümden dönen Golgota'nın Azrail'i görme sinyali açık kalıyor(!) ve annesiyle Azrail'in boğuşmasını görüyor. Boğazından Azrail'i çekmek niyetiyle, annesinin boğazına sarılıyor, daha doğrusu saldırıyor. Bir yandan kan revan boğuşurken, öte yandan ısrarla tek bir cümle haykırıyor: "Azrail'i gördüm!" Bu cümle üzerine sevki akıl hastanesine oluyor. Arada geçen 3 aylık zamanın ardından can almak için akıl hastanesine uğrayan Azrail, Golgota'yla konuşmak için izin alıyor ve Azrail'in rehberliğinde Golgota'yla Kur'an dersi serüveni başlıyor!
Erdal bey'in daha önceki kitaplarında da arka fonda temas edilen "herkes gibi düşünmeme, hep en farklısını iddia etme" olgusu bu kitapta da bariz.. Kitap, eski usûle, gelenekçiliğe, 1400 küsür yıllık otoriteye karşı hayli farklı fikir ve iddialarla ve çocukluk yıllarında İslam adına yazarda kötü bir izlenim bırakmış olan din hocasına çatarak ilerliyor.
Arka planda ziyadesiyle bir rasyonalizm hakim. Yazar Kur'an'dan anladıklarını yazarken, aklına uymayanlar üzerinde direkt yoksaycı bir yaklaşımda bulunmuş. Salt mantıkla ve matematiksel yaklaşan yazar hiç bir mesned vermeye ihtiyaç duymadan silip atabiliyor. Mesela "big bang olayının, ruhun ve kabir azabının" olmadığı yorumu gibi..
Yine, Japonyadaki bir santralin radyasyon sızıntısından dolayı patlama ihtimalini durdurmak için, kanser olma pahasına orada çalışan 300 budist japonun sadece müslüman olmadıklarından dolayı şehit olamamasının saçma olduğunu savunuyor. Bunu, hırsızlık için girdiği evde doğalgaz patlasa ölen müslüman şehit oluyorsa, insanlık adına ölen budistte şehit olmalı mantığıyla öne sürüyor. Kitap sürerken bir ara Hristiyan ve Yahudileri cennete koyan yazar (syf 193) birkaç sayfa sonra, "Kim İslam'dan başka din ararsa onunki kabul edilmeyecektir" ayetiyle (syf 200) koymaktan vazgeçiyor.
Abdestsiz Kur'an'a tutulmayacağını da kabul etmeyen yazar bunu, "kronoloji hatasıdır bu, çünkü abdestin tarifi Kur'an'ın içinde yazıyor" diye akıl yürütürken, Kur'an'dan başka kaynak kabul etmemesinin ve dahi temel dini bilgilerin eğitiminde bir yerlerin açık kalmasının etkisinde görülüyor. Zira, Sri Lanka'lı Katar üniversitesi dekan yardımcısı Prof. Dr. Dîn Muhammed Mîra'nın dediği gibi: "Avrupa rasyonalizmi aklın boyun eğmediği her şeyi reddetmeyi gerektirir. Bu ise akıllıca bir şey değildir. Yani, aklın sınırları olduğunu akılla nasıl bilebilirsiniz?"
Demem o ki: bağnaz biri değilim. Eski alimlerden de isabet edememişler olabilir, yeni bakış açılarına da açığım. Yalnız; "Açıktır ki, Sünnet'in yol göstericiliğine başvurmaksızın Kur'an'ı, muradullaha uygun tarzda anlamak mümkün değildir. Kaderi inkar eden, büyük günah işleyen müminlerin cehennemde ebedi olarak azap göreceğini ileri süren, kabir azabını, şefaati, sıratı inkar eden anlayışlara sahip kimse ve kesimlerden sahih bir dini tutum beklemek elbette mümkün değildir" diyen Dr. Ebubekir Sifil gibi düşünüyorum. Geneli Ehli Sünnet inancında olan okuyucu kitlesine mesnedsiz ve delilsiz iddiaları hoş bulmadım. Fakat ihkak-ı hakk olsun diye değindiğim hususlar haric, kitap akıcıydı. Edebiyatının ve 11 ay sandalye başında uğraşıların hakkını vermek ve ciddi bir emeğin ürünü olduğunu da belirtmeden geçmemek lazım.
İyi okumalar!
Azrail'in Secde Ettiği Adam
Erdal Demirkıran
Kashna Kitap
410 sayfa
22 Ekim 2011 Cumartesi
PARAYI BULDUĞUM AN ALAYINI - 1 Kasımda raflarda
PARAYI BULDUĞUM AN ALAYINI - 1 Kasımda raflarda
Erdal Demirkıran’ın 10. kitap olarak kaleme aldığı ‘Parayı Bulduğum An Alayını…’ isimli eser ‘ön yargı’ belasını konu almaktadır. İsminin devamında bulunan ‘13+ Hafifçe Kazıyınız’ yazılı kazıma bandı, daha eserin kapağındayken beyinlerde ön yargılı beklentilerle argo ifadeler çağrıştırmaktadır
Uzatmaya gerek yok! Bu kitap, başından sonuna ya da başka bir ifadeyle kapağından son satırına kadar ön yargılarla mücadele etmektedir ve inanıyoruz ki okuyucuyu her noktasında şaşırtmayı başarabilen bu eser, bir başyapıt olarak da edebiyat tarihindeki yerini alacaktır.
Detay: Bu kitap cümlelere dinamizm kazandırarak okumayı kolaylaştıran 3B adını verdiğimiz özgün bir teknikle basılmıştır.
Detayın Detayı: 3B Kashna’nın icadıdır ve ilk olarak bu kitapta kullanılmıştır.
Detayın Detayının Detayı: Her ne kadar 3B basit bir yenilikmiş gibi gözükse de okuyucusunun üzerinde hipnotik bir etki oluşturarak onu kitabın içine çekmektedir.
Üzerinizde bir ön yargı oluşturmamak adına daha havalı cümleler kurmayalım. Siz sadece bunun bir şaheser olduğunu bilin yeter.
Saygılarımızla
Erdal Demirkıran’ın 10. kitap olarak kaleme aldığı ‘Parayı Bulduğum An Alayını…’ isimli eser ‘ön yargı’ belasını konu almaktadır. İsminin devamında bulunan ‘13+ Hafifçe Kazıyınız’ yazılı kazıma bandı, daha eserin kapağındayken beyinlerde ön yargılı beklentilerle argo ifadeler çağrıştırmaktadır
Uzatmaya gerek yok! Bu kitap, başından sonuna ya da başka bir ifadeyle kapağından son satırına kadar ön yargılarla mücadele etmektedir ve inanıyoruz ki okuyucuyu her noktasında şaşırtmayı başarabilen bu eser, bir başyapıt olarak da edebiyat tarihindeki yerini alacaktır.
Detay: Bu kitap cümlelere dinamizm kazandırarak okumayı kolaylaştıran 3B adını verdiğimiz özgün bir teknikle basılmıştır.
Detayın Detayı: 3B Kashna’nın icadıdır ve ilk olarak bu kitapta kullanılmıştır.
Detayın Detayının Detayı: Her ne kadar 3B basit bir yenilikmiş gibi gözükse de okuyucusunun üzerinde hipnotik bir etki oluşturarak onu kitabın içine çekmektedir.
Üzerinizde bir ön yargı oluşturmamak adına daha havalı cümleler kurmayalım. Siz sadece bunun bir şaheser olduğunu bilin yeter.
Saygılarımızla
9 Ekim 2011 Pazar
Erdal Demirkıran 2011 kitabı
Erdal Demirkıran 2011 yılında parayı bulduğum an alayını.. boyuyacağım isimli kitabını çıkarmaya hazırlanıyor.Erdal Demirkıran Bu son kitabıyla çok ilgi toplayacak gibi
5 Ekim 2011 Çarşamba
Kashna Felsefesi
Yıldızlarla misket oynayan bir adam vardı, güneşi hep sağ cebinde
taşırdı. Bir gün, herkes uyurken çığlık attı karanlığa. Güneş ürktü.
Yere düştü sağ cepten. Herkes oraya geldi. Her gelene bir yıldız verdi
adam. Yıldızı alanlar gece karanlığında dokundular güneşe, eli
yanmıyordu kimsenin. Gözleri kamaşmıyordu. Güneşe dokunduğuna da
şaşırmıyordu hiç kimse. Yıldızları dağıtırken güneşimsi bir parıldama
oluyordu adamın gözlerinde. Sanki yüz binlerce yıldız vardı cebinde.
Nasıl olduğunu anlayamamıştık o gün. Meğer adam her gece Kaf Dağı’nın
Arkası’na gidip yıldız topluyormuş uçsuz gökten.
Erdal Demirkıran kitapları
- Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım
- Sadece Aptallar 8 Saat Uyur
- Yerim Seni ÖSS
- Sen Şimdi Gidecen ya Cehennemin Dibine Git
- Dünyanın En Akıllı İnsanından Masallar
- Sadece Başbakan Okusun
- Adam Dediğin Benim Gibi Olur
- Azrail`in Secde Ettiği Adam
- İflas Etmenin Yolları
Erdal Demirkıran Kimdir?
Bugün
Erdal Demirkıran, hayatı ve kendini alabildiğine seviyor. “Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım” ,“Adam Dediğin Benim Gibi Olur” , "İflas Etmenin Yolları", "Dünyanın En Akıllı İnsanı'ndan Masallar" , "Sadece Aptallar 8 Saat Uyur" ve "Yerim Seni ÖSS" adında altı kitabı bulunan Demirkıran, birinci kitabını yurtdışı pazarına çıkarmak için yurtdışında faaliyet gösteren çılgın bir yayınevi arıyor.
Erdal Demirkıran, hayatı ve kendini alabildiğine seviyor. “Ben Dünyanın En Akıllı İnsanıyım” ,“Adam Dediğin Benim Gibi Olur” , "İflas Etmenin Yolları", "Dünyanın En Akıllı İnsanı'ndan Masallar" , "Sadece Aptallar 8 Saat Uyur" ve "Yerim Seni ÖSS" adında altı kitabı bulunan Demirkıran, birinci kitabını yurtdışı pazarına çıkarmak için yurtdışında faaliyet gösteren çılgın bir yayınevi arıyor.
Parayı bulduğum An alayını.. Erdal Demirkıran Kitabı
10. Kitabını piyasaya çıkaracak olan Erdal Demirkıran son hazırlıkları tamamaladı. Facebook sayfasında kitabın kapağını paylaşan erdal demirkıran bu kitaptan çok beklentisi olduğunu belirtirken bir çok kişininde seveceği bir kitap hazırladığını açıkladı. Ayrıca Erdal Demirkıran bu kitanbı için özel bir ekiple çalışarak ilklere imza atmayı planlıyor.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)