28 Şubat 2017 Salı

Freelance Web Tasarım Uzmanı

Freelance web tasarım, Türkçe karşılığını serbest web tasarım olarak değerlendirebiliriz. Herhangi bir firma veya kuruma bağlı kalmadan yapılan çalışma modelidir. Avrupa'da oldukça yaygın olan bu çalışma modeli home office (evden tasarım) olarak adlandırılır.
Türkiye'de bu çalışma modeli pek yaygın değildir, tabi bunun başlıca sebepleri var.
Örneğin;
freelance çalışan tasarımcının yeterince donanımlı ve tecrübeli olmaması.
- Aldığı işi zamanında teslim edememesi.
- Müşterinin ihtiyaçlarını tam olarak karşılayamaması.
Gibi belli başlı nedenler sayabiliriz. Bu gibi nedenlerden dolayı freelance iş yaptıran firma sahipleri bir müddet sonra aldığı hizmetten memnun kalmadığı için web tasarım ajanslarına yönelmişlerdir. Oysa avrupa ülkelerinde bir çok freelance çalışan tasarımcı vardır ve geneli bu işi profesyonel olarak yürütmektedir.
iletişim için http://www.webobur.com

28 Aralık 2012 Cuma

secalweb Kaliteli Backlink Paket


En kaliteli ve uygun fiyata web tasarım kampanyası yapan secalweb web tasarım yaptırmak isteyenler için geniş ürün seçenekleri sunarken SEO backlink ve e -ticaret paketleri ile çeşitli seçenekler sunuyor.


Kişisel ve Kurumsal web site ihtiyacınıza uygun, sizi ve müşteri potansiyelini arttırmaya yönelik adınızı dünyaya duyurmayı hedefliyen titiz ve kaliteli web tasarım çeşitleri ile hizmetinizdeyiz. Nasıl bir site istediğinize siz karar verin biz gerekli analiz ve çalışmaları yaparak size en uygun web tasarımı yapalım.
İnternet dünyasında hızla gelişen ve geleceğin meslekleri haline gelen e- alışveriş sayesinde müşterilerinize daha hızlı ulaşabilir hedeflediğiniz satışı gerçekleştirerek yeni ticaret sistemiyle sizlerde tanışabilirsiniz. E- Ticaret paketlerimizden birini seçerek sizinde bir alışveriş siteniz olabilir.
• SEO  ( Search Engin Optimization )
Sitenizi üst sıralara çıkarma yöntemlerinin en önemli parçası olan SEO için gerekli çalışmaları sizin adınıza biz yapalım siz üst sıralarda olmanın keyfini çıkarın. Siteniz için gerekli ön çalışmayı yapalım ve rapor halinde size sunalım siz seçin siteniz üst sıralarda yer alsın.
Sitenizi Google’a sevdirip marka haline getirmenin en önemli adımlarından biri olan backlink paketlerimiz ile sitenizi binlerce sitede tanıtımını yapalım arama hacmini ve google’daki değerini arttıralım kaliteli ve kurumsal bir site olmanın tadını çıkartın

Fiyat bilgisi almak için lütfen bizimle iletişime geçin ..  İLETİŞİM İÇİN TIKLAYIN

24 Ekim 2012 Çarşamba

Erdal Demirkıran - Kashna Felsefesi Kitabı


Kashna Felsefesi
(Bana Işık Lazımsa Ben Güneşi İsterim)
Evliyken bekâr, bekârken evli, küçükken büyük, büyükken küçük, ülkesindeyken yurtdışında, yurtdışındayken ülkesinde olmayı ister insan ve bazen bunları hem de saatlik farklarla ister insan… İnsan işte!.. 

DEMİRKIRAN / KASHNA FELSEFESİ

24 Nisan 2012 Salı

murat kekilli son albüm çıktı

Ünlü Rock sanatçısı Murat Kekilli yeni albüm için kolları sıvadı. Yaklaşık 1 yıldır albüm için çalışan kekilli, albüm için diğer albümlere göre daha sert bir albüm olacağını açıklarken yeni albümün Mart ayında çıkması planlıyor. Murat Kekilli yeni albümde ise kendi bestelerine yer verirken diğer albümlerden farklı olarak çok beğenecekleri bir albüm yapıyor diyerek iddalı olduğunu açıkladı

31 Ekim 2011 Pazartesi

Parayı Bulduğum An Alayını Bildiğiniz Kitapçılarda..

Bir gecede hayatım değişti…

Valmir Ohmberd

Efsane Mavi Adam

Ömrüm boyunca çok şeye şaşırdım ama böylesine ilk defa rastladım…

Prof. Dr. Rulyin Massal

Lossbano Tıp Ödüllü Bilim Adamı

Bu kadar para kazanacağımı asla düşünmemiştim…

Khalyus Rhontana

Loorbuz Holding Yönetim Kurulu Başkanı

Yakında hepinizle görüşeceğiz!

sonzan Hurbek

Tam Bir Deli

25 Ekim 2011 Salı

Kashna.com Yenileniyor..

Erdal Demirkıranın yayın evi olan Kashna yayın evine ailt olan internet sitesi yenileniyor. Yeni sitede birçok özellik yer alacak sitede ayrıca kitaokarı hakkında en güncel bilgiler yer alacaktır. Ayrıca 1 Kasımda yeni kitabı çıkacak olan  Erdal demirkıranın Sitesi yine 1 kasımda yeni kitabı ile birlikte hizmete sunulacağı açıklandı..

23 Ekim 2011 Pazar

Azrailin Secde Ettiği Adam - Erdal Demirkıran

O adam sensin!

İlk anda kulağa hoş bir merakla düşen bu kitabın ismi ile, aslında insanlık tarihinin ibtidası olan önemli bir hadiseye değini amaçlanmış. Yazar, meleklerin Hz. Adem'e secde etmesi olayı ile, Azrail'in de bir melek olduğuna ve biz insanların da Ademinoğlu olmamıza temas etmiş ve kapaktaki "ADAM" sözcüğünün ters gölgesinde "ADEM" yazarak bu fikrini ispat ve izhar etmiş.

Yalnız şu var ki, kitabın tanıtımlarında;

"Kur'anı roman diliyle anlatması bakımından tarihe geçecek ilk kitap olması" iddiasına rağmen, kitabın ismi ile içeriğinin, yine kitabın içeriği ile Kur'an'ın arasında bir kopukluk var gibi. Zira; konunun Kur'an olduğu düşüncesi akla Hz. Adem'i değil, Hz. Muhammed'i getirir. Bu da tabiatıyla, fikren en münasip olandır. Ayrıca yazımda değineceğim gibi, kitap geneli itibarıyla yalın olarak Kur'an'ı değil, yazarın Kur'an'dan anladıklarını konu alıyor. Zira, kanaatimce Kuran'ı anlatıyor ifadesi, ilk olarak kitabın ya meal, yahut tefsir konulu olduğunu zannettirir.

Şahsını ilgiyle takip etmediğim halde neredeyse bütün kitaplarını okumuş olduğum yazarın fikirlerine yabancı değilim. Kendisini "Dünyanın En Akıllı İnsanı" ilan eden yazar, bunu yeterli görmemiş ve noter'e de tasdik ettirmişti. Kendi kuruluşu olan "Kashna Dahi Fabrikası"nda dahi yetiştiren yazarın, bu güne kadar okuduğum kitaplarının ana fikri: gelecek, özgüven, hedef, barış, liderlik, cesaret gibi kişisel gelişim tekniklerine dayalı iddialardı. Fakat bu son kitabı (aynı zamanda 9. kitabı) olan Azrail'in Secde Ettiği Adam'ın bir de anısı var.

Kitapta geçen ifadeye göre : yazar Erdal bey birgün Kur'an'a bir kez bile dokunmadan "çok kitap okudum" diyerek övünmenin utanç verici bir şey olduğunu farkediyor, odaya kapanıp Kur'an okumaya başlıyor ve bununla yetinmeyip, "Kur'an haktanmış, kendim anladım" diyerek yorumlarını kitaplaştırıyor. Sanırım kişisel gelişimde empoze edilen özgüvenin dik âlası bu.(!)

Zira; "Cuma'ya ayıp olmasın diye gidiyordum, tek olsam sanırım oruç da tutmazdım" diyerek kitabına başlayan bir yazarın, müfessir tabirinin içini ne kadar dolduracağını düşünmemek işten bile değil!

Aklıma, Hasan el-Benna'nın "Gençliğe 20 Tavsiye"sinde değindiği "Arapça öğrenin, çünkü Kur'an en güzel şekilde Arapça ile anlaşılır" öğüdü geliyor ve Es- Sâbunî'nin "et-Tibyan fi Ulumi'l-Kur'an adlı eserinde de geçen müfessirde aranan 7 şart harici, en azından temel klasik bilgilerle donanımı gereksinimi bir hayli düşündürüyor.

Kitap; hastane odasında bir gencin son anları ile başlıyor. 23 yaşındaki Golgota ölümün gölgesinde nefeslerini sayarken, annesi ulvi bir şefkatle klasik duayı tekrarlıyor: "yavrumu alma, beni al" Ve canını almaya gelen Azrail'i karşısında ayân beyân gören Golgota ölüme direniyor. Ölmek istemiyor. O anda, -nasıl oluyorsa- annenin duası kabul oluyor ve Azrail annenin canını almak için ona yöneliyor. Bu esnada ölümden dönen Golgota'nın Azrail'i görme sinyali açık kalıyor(!) ve annesiyle Azrail'in boğuşmasını görüyor. Boğazından Azrail'i çekmek niyetiyle, annesinin boğazına sarılıyor, daha doğrusu saldırıyor. Bir yandan kan revan boğuşurken, öte yandan ısrarla tek bir cümle haykırıyor: "Azrail'i gördüm!" Bu cümle üzerine sevki akıl hastanesine oluyor. Arada geçen 3 aylık zamanın ardından can almak için akıl hastanesine uğrayan Azrail, Golgota'yla konuşmak için izin alıyor ve Azrail'in rehberliğinde Golgota'yla Kur'an dersi serüveni başlıyor!

Erdal bey'in daha önceki kitaplarında da arka fonda temas edilen "herkes gibi düşünmeme, hep en farklısını iddia etme" olgusu bu kitapta da bariz.. Kitap, eski usûle, gelenekçiliğe, 1400 küsür yıllık otoriteye karşı hayli farklı fikir ve iddialarla ve çocukluk yıllarında İslam adına yazarda kötü bir izlenim bırakmış olan din hocasına çatarak ilerliyor.

Arka planda ziyadesiyle bir rasyonalizm hakim. Yazar Kur'an'dan anladıklarını yazarken, aklına uymayanlar üzerinde direkt yoksaycı bir yaklaşımda bulunmuş. Salt mantıkla ve matematiksel yaklaşan yazar hiç bir mesned vermeye ihtiyaç duymadan silip atabiliyor. Mesela "big bang olayının, ruhun ve kabir azabının" olmadığı yorumu gibi..

Yine, Japonyadaki bir santralin radyasyon sızıntısından dolayı patlama ihtimalini durdurmak için, kanser olma pahasına orada çalışan 300 budist japonun sadece müslüman olmadıklarından dolayı şehit olamamasının saçma olduğunu savunuyor. Bunu, hırsızlık için girdiği evde doğalgaz patlasa ölen müslüman şehit oluyorsa, insanlık adına ölen budistte şehit olmalı mantığıyla öne sürüyor. Kitap sürerken bir ara Hristiyan ve Yahudileri cennete koyan yazar (syf 193) birkaç sayfa sonra, "Kim İslam'dan başka din ararsa onunki kabul edilmeyecektir" ayetiyle (syf 200) koymaktan vazgeçiyor.

Abdestsiz Kur'an'a tutulmayacağını da kabul etmeyen yazar bunu, "kronoloji hatasıdır bu, çünkü abdestin tarifi Kur'an'ın içinde yazıyor" diye akıl yürütürken, Kur'an'dan başka kaynak kabul etmemesinin ve dahi temel dini bilgilerin eğitiminde bir yerlerin açık kalmasının etkisinde görülüyor. Zira, Sri Lanka'lı Katar üniversitesi dekan yardımcısı Prof. Dr. Dîn Muhammed Mîra'nın dediği gibi: "Avrupa rasyonalizmi aklın boyun eğmediği her şeyi reddetmeyi gerektirir. Bu ise akıllıca bir şey değildir. Yani, aklın sınırları olduğunu akılla nasıl bilebilirsiniz?"

Demem o ki: bağnaz biri değilim. Eski alimlerden de isabet edememişler olabilir, yeni bakış açılarına da açığım. Yalnız; "Açıktır ki, Sünnet'in yol göstericiliğine başvurmaksızın Kur'an'ı, muradullaha uygun tarzda anlamak mümkün değildir. Kaderi inkar eden, büyük günah işleyen müminlerin cehennemde ebedi olarak azap göreceğini ileri süren, kabir azabını, şefaati, sıratı inkar eden anlayışlara sahip kimse ve kesimlerden sahih bir dini tutum beklemek elbette mümkün değildir" diyen Dr. Ebubekir Sifil gibi düşünüyorum. Geneli Ehli Sünnet inancında olan okuyucu kitlesine mesnedsiz ve delilsiz iddiaları hoş bulmadım. Fakat ihkak-ı hakk olsun diye değindiğim hususlar haric, kitap akıcıydı. Edebiyatının ve 11 ay sandalye başında uğraşıların hakkını vermek ve ciddi bir emeğin ürünü olduğunu da belirtmeden geçmemek lazım.

İyi okumalar!

Azrail'in Secde Ettiği Adam
Erdal Demirkıran
Kashna Kitap
410 sayfa